Gelecekle Hesaplaşmamız Bitmedi ... [BÖLÜM 1 : Nereye Gidiyoruz ?]

Konusu 'Bunun Dışındakilerin Arşivi' forumundadır ve ●»LØØПIξ•TЦПξ$™«● tarafından 27 Mart 2016 başlatılmıştır.

Değerli forum kullanıcıları,

Bu forumda aktif olabilmen için öncelikle oyun hesabına giriş yapman gerek, aksi taktirde foruma ulaşamassın. Eğer oyun hesabın yok ise, lütfen kendine yeni bir hesap aç. „Oyun için tıkla“
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. İnsanoğlunun belki de en büyük hatası ; yarattığı teknolojiyi kontrol etme yetisinden yoksun olmasıdır.


    Konu ile ilgisi olduğu ve oyun videosu barındırmadığı için paylaşılmıştır. Moderatörlerin müdahalesi sonucu silinecektir.

    Ghost in the Shell'de Motoko Kusanagi der ki ; gelecek çorak ve sonsuzdur ...

    Peki bunu doğrulayabilecek miyiz ? Sizce gelecek ... insanlığın altın çağı mı ? Yoksa Dünya'nın görebileceği en dehşet ve vahşet dolu yılları mı ?

    Öncelikle bugünümüze bakalım.

    Teknoloji hiç olmadığı kadar genişliyor. Ebatlar küçülüyor ... dosyalar azalıyor ... ve madde-insan kavramı her geçen gün gelişiyor.

    90'lı yıllarda
    Jetgiller'i izleyip uçan araba hayalleri kuran çok kişi olmuştur :) Şimdi , uçan araba test edildi ve onaylandı. Sadece pazarlaması kaldı.

    Ve baştan üretim. Genelde engellilere mahsus bir durum. Engelli vatandaşlara organ ve duyu desteği veriliyor ve hayata tutunmaları sağlanıyor.

    Biz bunu ; protez kol bacak , işitme sistemi , kök hücre tedavisi ile biliyoruz.

    Ama , işler o kadar ilerledi ki , artık duyularını ciddi noktada yitirenler bile iyileştirilebiliyor. Artık körlerin bile lazer ameliyatı ile görmelerini sağlıyoruz. Şu yeniden duymaya başlayan ve sevinçten ağlayan kızı örnek verebiliriz mesela.

    Ama bu nereye kadar gidecek ? İnsanlığın iyiliği adı altında , dünya kaosa mı sürüklenecek ?

    Baştan alalım ;

    Teknoloji ilk büyük sıçramasını
    90'lı yıllarda internetin bulunması ile yaptı. Artık veriler dünya üzerinde bütün kişisel bilgisayarlardan görülebiliyor ve paylaşılabiliyordu. Zamanla , bilgisayarlar da gelişti , ihtiyaçlar da. Ve 15 yıl sonra , internet artık kendi kendini besleyen bir şey haline geldi. Kapatılamaz , engellenemez bir güç haline dönüştü. Şu an en kişisel bilgilerimiz bile artık güvende değil. Bir tek IP/MAC adresi , her şeyinizi ortaya döküyor.

    Peki bu kadar mı ?

    Bundan beş yıl sonrasını hayal edelim. Teknoloji daha da gelişti. Artık her türlü organ nakli yapılabiliyor. Deri ve beyin nakli de dahil. Ve tam protez vücutlar piyasaya sürüldü. Bu demek oluyor ki , ciddi vücut yaralanmalarında ve sakatlıklarda bireyin izni ile artık tam protez vücutlara organları nakledilerek ölümü geciktiriyorlar(?) tabii organ ölünce yine insan ölüyor icabında.

    Ve daha sonrası ... SİBER BEYİN.

    Siber beyin demek , artık organik beynimizin yerini çelik ve kablolar alacak demek. Kısaca
    cyborgluk. Yani birer geliştirilmiş insanlar olacağız. Ölümümüz esnasında , iznimiz olduğu takdirde vücudumuzun benliğini alıp , siber beyinlere transfer edecekler ve ful protez vücudumuzu siber beynimiz ile kontrol edeceğiz. İnsanlıkla alakamız kalmayacak. Evet ruhen öleceğiz ve Allah katına ulaşacağız lakin , bizden alınan benlik bizim yerimizi alan cyborg'a yüklendiğinde , tıpkı KLONUMUZ gibi davranacak. Bizim gibi yürüyecek , bizim aksanımızla konuşacak , belki de bizim huylarımızı edinecekler. Her şey A.I ve benlik ikileminin uyumuna bağlı.

    Artık insanlıkta zihnen ölüm diye bir şey kalmayacak. Bizim anılarımız , bizim düşüncelerimiz , artık sıfır beyin ve vücutlara nakledilecek. İnsanlar görünüş olarak ölmeyecek ve yeniden , ve yeniden , ve yeniden doğacaklar. Ta ki , siber beyinleri imha edilene dek. Ki imha edilseler bile , içindeki veriler başka bir bedene aktarılabilecek ve yine aynı kısır döngü devam edecek.

    Fakat bu , bizim lehimize mi olacak ?

    Siber beyinler demek , her bilgiye en rahat ulaşım demek. Zihnimizde düşündüğümüz şey artık korneamızda belirecek. Bu hem iyi hem de kötü. Kötü olan , artık diğer insanlar ile aynı neti paylaşacağımızdan , artık mahremiyet kalmayacak. Lenslerimiz ile -ki onlar da dijitalleşecek- en son gördüğümüz şeyi görüyor olacaklar ve bunu paylaşabilecek kapasitede olacaklar. Tabii ki bunu engellemek için siber beyin bariyerleri yapılacak yani biri sizin kişisel alanınıza girerse beynine uyarıcı sinyaller gibi bir şey gönderilecek. Fakat usta hackerların siber beyin taktığını düşünsenize ? Sizi hedef alırlarsa , her şeyinizi bilecekler. Okuduğunuz okulu , evinizi , işyerinizi , ailenizin konumu , HER ŞEY. Yani saklanamayacaksınız.

    İnsanlık , ya bu teknoloji ile kendini yok edecek ya da bir olup bu teknolojiyi senkronize halde yaşayacaklar.

    Ama sadece insanlar mı ? İnsan dışı teknolojiler de gelişmekte. Yapay zeka NEREDEYSE tamamlandı. Pek çok teknoloji artık yapay zekanın minicik bir kısmını kullanıyor. İnsansız hava araçlarından , iPhone'unuzdaki SIRI'ye kadar. Tabii bu yapay zeka geliştikçe , kendi benliği ortaya çıkacak. Cyberpunk'taki ghost yani hayalet kavramı ortaya çıkacak. SAF BENLİK.

    Benliğe sahip robot veya işlenmemiş cyborglar , ghost'lara sahip olduğunda istediğini yapacak. Belki de insanları tehdit olarak görüp onlara saldıracaklar. Hem de en vahşi seri katilden daha cani bir şekilde.

    Hatta daha da gelişip , bizi yönetmeye bile çalışabilirler. Tabii buna izin vermeyiz sanırım :D

    Bu bölümümüzü , burada noktalıyorum. İkinci bölüm ;
    Ahlak ve Benlik Arasındaki Çizgi yazımı çok yakında yazacağım :)

    Saygılar ;
     
    Son düzenlenen: 27 Mart 2016
    EFSANE bunu beğendi.
  2. Merhaba ,

    Paylaşım için teşekkürler. Video ismi v.b. yerlerde başa oyun ismi geçtiği için mecburen kaldırdım.

    İyi forumlar.
     
    ÈrroR_™ bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.