Biraz Böyle Birazda Şöyle

Konusu 'Bunun Dışındakilerin Arşivi' forumundadır ve D-O-D-G-E-V-İ-P-E-R tarafından 9 Şubat 2017 başlatılmıştır.

Değerli forum kullanıcıları,

Bu forumda aktif olabilmen için öncelikle oyun hesabına giriş yapman gerek, aksi taktirde foruma ulaşamassın. Eğer oyun hesabın yok ise, lütfen kendine yeni bir hesap aç. „Oyun için tıkla“
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Herkese selam olsun bunu okuyan arkadaşlara öncelikle bir uyarı geçeceğim aklımda ki felsefe ve düşünceleri anlatmak istedim konuyu okurken bir tiyatro senaristi veya bir sanatçı bir ressam gibi düşünmenizi istiyorum dediğim şeyleri zihninizde canlandırmanızı istiyorum. okuyan herkese teşekkürler.

    Şahsen hayat bana göre bir akar su gibidir herkesin gideceği bir yön vardır bu yönüde akar suya benzetebiliriz. Bu su elbet bir gün denizlerede boşalacaktır ve bu denizlerde okyanuslarla birleşecektir yani bu deniz ve okyanuslarıda her insanın hayatının kesiştiği alanlara benzetebiliriz.

    Geçmişimiz bir çok anı ile doludur özlem duyarız gelecekten istesekde istemesekde korkarız fakat ne gibi süprizler olacağını bilmediğimiz için korkarız.

    Her insan bir kez olsun bence neden ben dünyaya geldim görevim ne diye sormuştur bence her insanın farklı bir göreve sahip ve bu görevlerde özel bence kimisi hayat kurtarıyor kimiside toplumları yönetiyor.

    Peki bu kadar madde saydım neden olabilir yani bu istek duygusu neden oluşur hırs neden oluşur ? Nasıl oluşur ? Hep merak etmişimdir.

    Bir insanın iyi olduğu halde anlaşamadığı toplulukta bir çok hasımı varsa aslında o kişinin hayat felsefesinde huzuru aramak vardır bir insan bir insanla düşman oluyorsa yapılar uyuşmuyordur huzuru bulacak insanlar aramaya devam edecektir.

    Şahsen bir çok insan tanıdım tanımaya devam ediyorum fakat şunu gördüm dünyada ki toplumun %70 i pekde dost canlısı ve temiz insan değil yani yapmacık tavırlar kullanıp sömürüden başka bir işe yaramazlar.

    Aslında ben bir çok insanı yani sevmediğim insanı öldürmek için planlar bile yaptım hepside kusursuzdu fakat tek bir şey vardı ben o insanları öldürseydim bir gün vicdan azabı çekeceğimi biliyordum bu yüzdende vaz geçtim.

    Fakat iyi olunca maalesef ki kaybediyorsunuz bunu fark ettim iyi bir insan olup ne kadar kişiye yardım etseniz ve çıkar beklememenize rağmen nankörlük yapanlar çoktur işte bende bu sebepten insanlardan ve ilk başta kendimden nefret ettim böyle bir ırkın parçasıyım.


    Sonuç sadece mutlu sonlar masallarda olur. İnsanlar olayları maskelemeyi çok sever.

    Peki ben ne mi arıyorum ? Bir çıkış kapısı çünkü her zaman bir çıkış kapısı vardır peki neden çıkış kapısı ?

    Aslında öfkeleri dindirecek isteği , huzuru ve hırsı ateşleyecek bir çıkış aradığım açık.

    Bir gül yaprağına benzer duygular çiçekden kopunca sararır , solar ve sonunda çürür yeniden yaprağın oluşması uzun zaman alır.


    Şimdi sizden gözlerinizi kapatıp bir keman müziği açmanızı isteeyeceğim. Ardından bir deniz kıyısı hayal edin burada sevdiklerinizin olduğunu düşünün. Su o kadar berraktır ki sanki su yokmuş gibidir hafif serinletici bir rüzgar gelir ve suratınıza vurur bir dalga kayaya vurur ve o dalgadan sonra etrafa sular dağılır ve o dalgadan sonra en sevdiğiniz şey oradadır.

    İşte benim zihnimin bir kısmı böyledir daha anlatmadığım kısmı var.

    Peki size niye mi anlattım bunu ? Bir insan hakkında bir bilginiz varsa fikriniz ona göre şekillenir...

    Gelecek gece geçmiş ise gündüzdür bunu unutmayın.

    Okuyan herkese teşekkürler.
     
    Moderatör tarafından en son değiştirilen: 9 Şubat 2017
    JUPlTER bunu beğendi.
  2. JUPlTER

    JUPlTER Guest

    Güzel konular aralardan alacağım:)
    Bence hırs iyidir insanların amaçlarına ulaşmasını sağlar ama önemli olan başkalarını basamak olarak kullanmamak ve ezmeden yükselmek ,sadece bu kalıcı başarı sağlar.
    Artık %70 i bırakın % 1 eğer bir dost bulursanız gerçek dost ona dört elle sarılın,devir böyle:)
    İyi olunca kaybediyorsunuz, dünya nankör ,bu konuda haklısınız ve hayat devam ettikçe daha nice örnekler yaşayacaksınız ki pes diyeceksiniz:)
    Mutlu sonlar masallarda olur ,gerçekte sadece geçici mutluluklar vardır.
    Çıkış yolunu, huzuru ve hırsı çevrenizdeki sizi üzen isyana teşvik eden olaylarda aramayın,Huzur aile de ,huzur geleceği inşa edeceğiniz gerçek hayatınızda.
    Ben sizi çok iyi anlıyorum,hayatta düzeltemeyeceğimiz şeyler var istediğimiz gibi yaratamadığımız ortamlar var.En güzeli bırakın herkes kendi suyunda aksın siz kendi yolunuza bakın.Şu laf hoşuma gider baktın olmuyor bakmayacaksın:)
     
  3. Herkes kendi suyunda akıyor lakin sıkıntı okyanuslara dolunca oluşuyor bu olay...

    Bakınız bu konuyu ilgi çekmek için veya içimde kileri dökmek için yazmadım zaten bu dediklerimi anlayabilecek çok az insan var buradan çıkarsa zaten onlara cevap verebilirim.

    Bana kalırsa normal insan diye bir şey yoktur normal diye bir şey yoktur eğer normal denen şey olsaydı tek bir renk tek bir boya ve tuvalde ki renkde boyada ki rengin aynısı olurdu.

    Bu konuyu aslında tartışma için açtım yani hayatı ve yaşamın inceliklerini tartışmak ölçüp biçmek ve aslında ne olduğumuza kanaat getirmek için açtım.

    Dışarıda bir çok karnı aç insan var fakat şirketlerin dünya kadar parası var ve firimalar diğer rakipleri alt edebilmek için çalışanları şarj edilebilir bir pil gibi kullanmakta. Geleceğin manifestosu maalesef ki sömürülerle dolu gibi gözükmektedir.

    İşte bir şey yaparken bile bunun gibi maddelerden arka planda 100-1000 tane düşünürüm kararlaştırırım. Hayattan pek bir beklentim yok nasıl olsa zaten gireceğimiz yer 2 metrelik alan.

    Yani dünya kadar zengin olsamda dünyada ki fakir olsamda sonuçta hepsi çöp olacak

    Ve şunuda görüyorum geleceğin manifestosu yazılırken bile insanların inançları gittikçe azalmaya başladı. Bana sorarsanız dinlere ve isteklere inancın azalması düzenin suçudur.

    İnanç azaldıkça insanlarda fare gibi karnı doyana kadar o içlerinde ki boşluğu doldurmaya çalışırlar.

    Benim isteğim uzaya çıkmak değil uzay gemiside değil direk o evrende ki ahenke karışabilmek bir karadeliği , bir yıldızın ve bir galaksi aklınıza ne geliyorsa bunların ahenkine şahit olmak isterim ve bunları oluşturan baş sanatçı ilede tanışmayı çok isterim lakin o beni kabul eder mi pek eminde değilim.


    Aşk denilen şeye bazılarımız çok saplantılı hale getirmiş. İş aşkı , ev aşkı , veya normal birine duyduğunuz ilgi fakat özünde böyle bir şey yoktur dediğiniz gibi geçici bir doz alımıdır.
    Mutlu olana kadar.
     
    Son düzenlenen: 10 Şubat 2017
    JUPlTER bunu beğendi.
  4. JUPlTER

    JUPlTER Guest

    Bu tür konuları tartışabilirsiniz ama tecrübelerime dayanarak diyorum sözde bazılarını değiştirebilirsiniz ama özde asla.Bizim gibi düşünenlerin yanlışı şurada bin düşünüp bir konuşmak.Bazen karşımızdakini kırmayalım diye didinip dururken kimilerinin kırıp geçtiğini umursamadıklarını görürüz.Bazen haklı olduğumuzdan eminsekte haksız görülürüz v.b nice örnek.Hal böyleykende deriz ki,böyle olunması daha makbul görülüyor ,sonrada kendimize kızarız.İşte o öfke ordan çıkar.Karşındakini değiştiremezsin mutlu olmak için kendini değiştir.Düşüncelerinizde inanın yanlız değilsiniz.Kimileri isyanı dışa vurur, kimileri çok iyi maske takar tek farkı o.
     
    Moderatör tarafından en son değiştirilen: 10 Şubat 2017
  5. Mutluluk sadece adrenalin gibidir en saçma şeylede mutlu olunabilir lakin maske takmak önemli değildir insanlar maskelerini sürekli takıyor bu maskeleri kullanabilmek yani düzgün şekilde kullanabilmek önemlidir maskeler çok kullanılırsa eskir. İsyan edenlerde bu olaylara bir ses yükseltmeyi seçenlerdir fakat onlarda maske takar isyanları onların maskeleridir.

    Bir insanı değiştirmek mümkündür lakin bunu karşınızdakinin maskesine uyarak yapmalısınız kendi maskenizi takarsanız değişmez ve dediğim gibi bu maskeleri kullanabilmek önemlidir.
    Bir düşünce önem görüyorsa ya bir sınamadır yada bir olaya tepkidir.


    İnsanları ne kadar kırmamaya özen göstersekde maalesef ki onlar her zaman bizleri kırmak için çabalarlar.
     
    JUPlTER bunu beğendi.
  6. JUPlTER

    JUPlTER Guest

    Buna değecekse bazen o kişinin huyuna gidilebilir.Ama kimi doğrular vardır ki kimse için değişmez, değiştirilmeye değmez.Sürekli karşısındaki mutlu etmek için değişen ,hem öz olmaz, hem hep kendinden ödün verir hale gelir ki buda zaman içinde kişinin esas mutsuzluk sebebi olur.
     

  7. Fakat değişken insanlar bir çok şekilde bir çok şarta ayak uydurabilirler.

    Hayatımızı şekillendirenler ve o doğruları yerleştirenler yine insanlardır...
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.