14 Şubat ile ilgili bir yazı.

Konusu 'Bunun Dışındakilerin Arşivi' forumundadır ve ●»LØØПIξ•TЦПξ$™«● tarafından 14 Şubat 2015 başlatılmıştır.

Değerli forum kullanıcıları,

Bu forumda aktif olabilmen için öncelikle oyun hesabına giriş yapman gerek, aksi taktirde foruma ulaşamassın. Eğer oyun hesabın yok ise, lütfen kendine yeni bir hesap aç. „Oyun için tıkla“
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. İzmir'de sıradan bir gün daha ...

    Hava çok soğuk ,

    Herkesin soğuktan elleri tir tir titrerken , ben üşümüyordum.

    Beni ısıtan bir şey vardı çünkü ...

    Hayır , ceplerim değil.

    Veya 2 senedir kullandığım yün mont.

    Beni asıl ısıtan , aşktı. Aşkın kalbime verdiği sıcaklık ...

    Size bir hikaye anlatacağım ; bir çocuk ve hiç kavuşamadığı ama çok sevdiği bir kız hakkında ...

    Okuluna yeni nakil olmuştu çocuk. Biraz meraklı , biraz da endişeliydi. Hiç bir zaman gittiği yerde arkadaşları ile geçinemedi. Deli dediler ... aptal dediler. Ama o çocuk yine de mutluydu. Mutlu olmayı başarıyordu her seferinde , Pollyanna misali ...

    Sınıfa ilk girdiğinde biraz ürkek girdi. Kimseyi tanımıyordu. Oturmak için en ön sırayı seçti çünkü arka sıradan dersi anlamazdı. Çalışkandı , lakin üşengeçti. Üşengeçliği başına hayatı boyunca bela olmuştu. Çocuk bir süre sonra yeni sınıf arkadaşları ile derse girdi.
    Dikkatini bır kız çekti. O da çok çalışkandı ... üstelik dört dörtlük bir çalışkan. O çocuk , o kızın çalışkanlığına hayran kaldı. Onun gibi çalışkan olmayı istedi , kız matematikte iyidi. Çocuk denedi ... ama olmadı. Kafası hayatı boyunca matematiğe basmadı. Ama İngilizcesi çok iyiydi. Gittiği her okulda İngilizce öğretmenleri onu överdi.

    Ve 7.Sınıfa geçti çocuk. Yeni bir sene , yeni bir başlangıç. Özendiği çalışkan kıza bir hayranlık duymaya başladı. O hayranlık ile çocuk biraz aklı karışık halde dersi dinlerdi. Bir ona bakar , defterine , bir öğretmene. Defterden bahsetmişken , çocuğun resmi de iyiydi. Gelecek vaat ediyordu ama üstüne gitmezdi yeteneğinin. Böyle mutluyum derdi. Derste de devamlı resim çizerdi. Ders defterlerinin arkaları mutlaka çizdiği resimlerle doluydu. Ailesi biraz kızardı. Tembihlerdi hep çocuklarını ; ''Eğer resim çizeceksen , sana tuval alalım suluboya alalım ne istiyorsan alalım. Ama şu defter arkalarını doldurma !''

    Ama çocuk , defterde özgür bir halde uçlu kalemi ile çizdiği resimleri daha çok beğeniyordu. Asla tuval istemedi. Her zaman defter ve kalemdi onun yegane dostu.
    Çocuk sene sonuna doğru o çalışkan kıza daha da hayran oluyordu. Git gide kıza duyduğu hayranlık büyüyor ... büyüyor ... ve büyüyordu.

    Ve 8.Sınıfa geldi çocuk. Lise yakındı , çalışmalıydı. Ve belki çalışkanlığı ile iyi bir liseye gitmeliydi.
    Ama onu engelleyen bir şey vardı ; AŞK !

    O kıza artık öyle aşık olmuştu ki , onu her gördüğünde kalbi yanıyor , taş kesiliyor ve hareket etmekte güçlük çekiyordu.

    Çocuk ara sıra çizdiği resimleri arkadaşlarına gösterirdi.

    Kız da o çocuğun yaptığı resimleri beğenirdi genelde. Bir gün kız konuştu ; ''Nasıl böyle çizebiliyorsun ? Bana da böyle çizmeyi öğretir misin ?'' Çocuk yardım etmeyi severdi. Aldı eline uçlu kalemi , başladı anlatmaya. Kız ile beraber resmi çiziyorlardı. Hatta bir ara bir noktayı nasıl çizeceğini göstermek için elini bile tutmuştu ! Çocuk ilk defa böylesine mutluydu. Ona yakın olmak , onun için bir mutluluk kaynağıydı.

    Kız heves ile resim çiziyordu. Çok güzel bir kız çizimi yapmışlardı. Çalışkan kız çocuğa çok teşekkür etti. Bir süre kız resim çizmeye devam etti. Çocuğun öğrettiği şekilde çizdiği resimleri ona gösteriyordu. Çocuk da çok beğeniyordu tabi. Gerçekten güzel resimlerdi onun için. Çocuk mutluydu , ona bir şeyler kazandırmıştı. Bu onu çok sevindiriyordu. Artık kararlıydı , dönem sonu ona aşkını ilan edecekti !



    Ama bunu yapamadı.

    Son şansını kaybetti karne gününde.

    Ama hayır ,

    Bir şansı vardı ...

    MEZUNİYET BALOSU !

    İşte o gün , ya hep ya hiç vaktiydi. Okulda hazırlıklar yapıldı. Acı tatlı koca üç sene bitiyordu artık ve herkes , tercihinin peşinden gidecekti.

    Çocuk iyi bir gömlek ve pantolon giymişti. Bekliyordu , ay ışığını.

    Ve bir an onu gördü. Beyaz ve üzerinde turuncu pembe çiçek motifli bir elbise. Tam da çocuğun en sevdiği tarzda giyinmişti kız. O elbiseyi kızın üzerinde görünce kalbi bir kaç saniye durdu.
    O artık onun hayatının kadını olmuştu !

    Ve zamanı gelmişti ... gece vakti , mezuniyet balosunun bitimine az kalmıştı , Çocuk cesaretini toplamalıydı !

    Topladı da ...

    Kızı içeri götürüp onunla konuşmak istediğini söyledi. Onu içeriye götürürken kız çıkıştı ; ''Ne söyleyeceksen burada söyle !!!''

    Çocuk yutkundu.

    Kıpkırmızı olmuştu ...

    Ve başladı ;

    ''Ben ...''
    ''Ben ...''
    ''Ben senden hoşlanıyorum !''
    ''Seni seviyorum !''
    ''Seni koca üç seneden beri seviyordum !''


    Kız şaşırdı. Heyecanlıydı da. Çocuk ise rahatlamıştı , üç sene sakladığı hisleri ona söyleyebilmişti sonunda.
    Ama kızın ne söyleyeceği önemliydi.

    ...

    ...

    ''Üzgünüm ...''
    ''Biz bu tür şeyler için daha çok küçüğüz.''
    ''Seni de hiç üzmek istemiyorum ama ...''
    ''Çok üzgünüm !!!''



    Ve kız uzaklaştı. Çocuk şok oldu. O an sanki bir tokat yemişçesine sarsıldı ! Onca yıl ...
    Onca yıldır bir hiç için mi sevmişti yani ?

    ASLA !

    Kızın yanına gitti ve dans etmek istedi. Ama kız yine reddetti.
    Kız da çok üzgündü. Belli ki o da evet diyecekti. Ama yaşı evet demesine engel oldu.
    Çocuk evine mutsuz döndü. Herkes haberdar olmuştu onun aşkından , haber yayılmıştı çünkü. Ama , onun umrunda değildi. Çünkü kız onun olmamıştı. Eve birbirlerine sarılarak mutlulukla geri dönemediler. Çocuk geldiği gibi bütün oynadığı bilgisayar oyunlarını bırakmak istedi. Ama forumdaki arkadaşları onu teselli etti ...

    ''Azıcık bizimle takıl beraber oynayalım kendine gelirsin neşelenirsin.''

    Ve 1 yıl geçti.
    Çocuk hala o kızı düşünüyor.

    Belki bir gün ... belki bir gün kız büyüyünce bir daha karşılaşırlar ve yeniden ona aşkını ilan eder ve kız ile ölene dek mutlu yaşardı.

    O zamana dek ... onu rüyalarında koklayacak , sevecek ve öpecekti.


    14 Şubat Sevgililer Günü Kutlu Olsun !

    NOT : Eğer sevgiliniz var ise oyuncu arkadaşınız olarak rica ediyorum , lütfen onu aldatmayın veya terk etmeyin ya da kendinizden uzaklaştırmayın. Yalnızlık kötü bir şey ve sizin bunu yaşamamanızı istiyorum.

    Adieu ...

    LOONIE TUNES
     
    BlackGhost™ ve ÈrroR_™ bunu beğendi.
  2. Elinize sağlık uğraşmışsınız fakat çok abartmamak iyi olabilirdi. :)
     
  3. Söylenecek söz yok.

    Bir şey yazıyorum geri siliyorum...
     
    Son düzenlenen: 16 Şubat 2015
  4. okudum biraz duygulandım :D güzel olmuş
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.